18 Ağustos 2015 Salı

Alexandra Kazazou- 5. ve 6. gun

Alexandra ile yaptigimiz 5. calisma basinda kadronun biraz yorgun oldugu gozlemleniyordu.
Belki bu yuzden, belki baska nedenlerden Alexandra, basta isinma yapmak isteyip istemedigimizi sordu.
Yapalim diyenler, yapmayalim diyenler oldu. Sonucta isinmayi da yine Ashtanga yoga setleriyle sahnede bir arada yapmaya karar verildi.

Isınma sonrasinda iki gun onceden yarim kalan partnerli ses isitma yapildi.

5. gunun bir kismi animal adini verdigimiz Behic'in deyişiyle "Heaywan" calismasina ayrildi. Bu calismada amac, hayvan gibi gorunmek ya da bir hayvanin pandomimini yapmak degildi. Sahne uzerindeki hareketlerimize sectigimiz bir hayvanin yon vermesi, kendi icimizde bunu bilmemiz amaclaniyordu. Daha sonra bir gun onceden yaptigimiz, 7 kelime ya da tumceden olusan "Physical words" calismasini, icimizde o Heaywanin varoldugunu bilerek yapmamizi soyledi Alexandra.

Common run (Ortak Akış) son gun yapilmak uzere bir kez daha hep birlikte performe edildi.
Common run'a Resim calismasi da eklendi. Resim calismasinin hemen oncesinde, Uzami boyamak gibi bir imgelemle harekete gecilen "Painting warm up" dedigimiz Boyama Isınması'nın yapılıyor olusu dikkatimi cekti.

6. yani son gun partnerli calisma daha "precise" hale getirildi, Duvar calismasinda iki deneme daha yapildi. Ogleden once Common Run alindi, ancak yarida kesildi. İki kez ustuste yapilirsa kadronun yorulacagini soyledi Alex.

Ogle yemeginden sonra seyirci geldi, Boyama Isınması ve bireysel Resim Performansları  sonrasinda Common Run alindi. Sahneden gercek anlamda, "bir şey hissettirdi."
Common run'da sıra soyleydi:


Islak zeminden oturu zorlandik. Duvar yuruyusunde islak zeminde kaydim, dusmek uzereyken Elif kurtardı. Aslinda kadro kurtardi demek daha dogru olur. Bu da Alex'e "dokundu".
Sonuc olarak yaptigimiz calsma seyirciye bir sey soyledi mi bilinmez ama bize bir sey soylemis oldu.


16 Ağustos 2015 Pazar

Sona 1 kala😑 5. GÜN

Yogayla derse başlamak benim için çok rahatlatıcı. Ardından yaptığımız nefes egzersizlerinde hala kol ile ilgili kısımlarda omuzlarım kopacak gibi oluyor. Bu kısmı sadece dün tamamıyla yapabildim. Bugün ara sıra kollarımı gevşek tutarak kaytarmak zorunda kaldım. Dayanamadım:(

Daha önceki çalışmalarda bedeni bölümlere ayırıp, hareket etmiştik. Bu kez aynı çalışmayı 'mekanı boyamak' imajıyla yaptık. Bu imaj uzuvlarımın daha rahat hareket etmesine yardımcı oldu.

Hayvan çalışması Alexandra'nın grubuyla yaptığı çalışmalarda önemli bir yer ediniyormuş. Bence de oluşturmaya çalıştığımız karakterin enerjisini bir hayvanla bağdaştırmak yol açıcı bir deneme. ı Sevgili hayvanım tırtıl a dönüşmek için vücudumun bölgelerini ayrı ayrı inceleyip, sonrasında parçaları bileştirme yoluna gittim.

Seçtiğimiz iki fotoğrafın bizde uyandırdığı İzlenimleri bedenimizle aktrmaya çalıştık. Fotoğrafların sırası hikayemizi etkileyen  önemli bir detaydı. Bilinçli bir dramaturjiden ziyade bizde hisettirdiği duyguları açığa çıkatmaktı amacımız. Tamamiyle bir doğaçlama içinde değil, belli bir taslak üzerinden ilerledik. Bu çalışma da hauvan çalışması gibi kişisel bir keşif yolculuğuydu. Alexandra'nım deyişine göre mahrem bir çalışmaydı. Hepimizin çalışması bitince net bir başlangıç ve bitiş hareketi bulduk. Olduğumuz yerde kaldık ve 4 er kişilik gruplar oluşturdukları hikayeye başladılar. biri bitince diğeri başladı. Bireysel keşiften birlikteliğe tekrar geçmiş olduk.

Son olarak geçen gün yarım kalan partnerli ses egzersiziyle günü bitirdik.

Yarın için çok heyecanlıyım. 6 günün sonunda keşiflerimiz,denemelerimiz  bir çalışma içinde toplanacak. Çok özel bir deneyim. Birlikte terleyip, birlikte irdeledik ve birlikte bir atölye çalışmasının sonunu getireceğiz. Üzücü ama birlikte yapacağımız diğer çalışmalar için umut verici.

8. Prova / Alexandra 5. Gün


"Ashtanga'yla ön yargılarınızdan kurtulun!"

Galiba yogayı sevmeye başladım.  Meditasyon kısmı hariç yapıldığında gayet ponçik bir şey olabiliyormuş. Sıkılmıyormuş insan, ki daha doğrusu sıkılacak zaman bulamıyormuş :)
Bugün istemsiz bir şekilde enerjim yoktu. Zihnen güçlü olduğumu hissetsem de bedenim  - Canım azıcık realist ol ya!, dedi ve bu ikilem arasında kalakaldım. Fakat ne demişler; Fight yavrum fight!
Alexandra ısınma setinin tercihini bize bıraktığında, biraz rahatlayıp başlarken çok yorulmayacağımızı düşünmüştüm. Meğer felek sürprizini sona saklamış, hem Ashtanga hem Terzopoulos yaptık -_-
Isındıktan sonra ellerimize odaklanarak enerjilerini koordine etmeye çalıştık. Bireysel denemelerden sonra partnerlerle ilişki kurduk. Kısa bir su arasından sonra hayvan çalışmasına geçtik. Bu daha önce deneyimlediğim bir çalışmaydı. Koalacığımla 3 yıldır görüşmemiştik, o benİ okaliptüs sandı ben onu yatak yaptım birbirimize sarıldık. Onun enerjisine sahip olmaya çalışmak benİ yormaktan çok dinlendirdi. Hareketlerinin yavaşlığını algılamaya, el ve kafa kullanımlarını keşfetmeye çalışmak güzel bir denemeydi. Yemek arasından sonra Common Run yapacağımızı düşünerek endişe ederken Alexandra daha önceden bizden istediği fotoğrafları kullanarak bir çalışma yapmamızı istedi. Bu sefer uzuvlarımızı bir fırça olarak kodlayarak çevremizi tuval yaptık. Malzememiz bedenimizdi. Bu keşif süreci her yeni adımda bir şeyleri farkettiriyor. Bu aslında şaşırtıcı ve sürprizli bir durum. Kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor. Tuvalimiz bittikten sonra, elimizde olan fotoğraf yahut resimlere bakarak bir başlangıç, kreşendo ve bitiş noktasından oluşan bir dakikalık bir hareket dizgesi oluşturduk. Bu noktada soyut düşünmenin verdiği özgürlük noktası benim hoşuma giden bir nokta oldu. Benim resmim Francesco Hayez'in yaptığı bir kadın resmiydi. Kadının surat ifadesinden yola çıkmaya çalışarak ikinci resmimin çağrışımlarıyla finali yapmaya uğraştım. İleride bu çalışmayı başka formatlarda da denemek istiyorum. Muhakkak ki sürekli yeni bir farkındalık yaratacaktır. Provayı 2 gün önceki rahatlama çalışmasıyla bitirdik. O gün eksik kalan partnerlerle ses ve odak çalışarak günü sonlandırdık.

Atölye yarın bitiyor.
Evet bedenim yorgun. Çalışmamış tek kasımız bile kalmadı. (Poppy dahil!)
Fakat Alexandra'yı tanımak şimdiye kadar edindiğim deneyimlerden en güzeliydi.
Veda sevmem, yine de biraz buruğum.
(Bknz: To Dixty - Sotiria Leonardou)


Neyse,
ela vre, yarın 11'de görüşürüz!
Tha leme!

Alexandra Atolye 3. ve 4. gun

Alexandra Kazaou ile  yaptigimiz calismanin ucuncusu ve dorduncusu belli bor butunluk arz ediyprdu. Devam eden calismalar oldugu soylenebilir.

Her iki calisma da yine Ashtanga Yoga gunese selam ve isinma calismasi ile basladi.

Common run (Ortak akis) adini verdigimiz bir hareket dizgesinin ilk adimi 3. calismada atildi, 4. calismada surduruldu.
Bu hareket dizgesi su sekilde ilerledi: Ortak bir karisik durusla basladi. Once sessizlik icinde herkes takimin o anki enerjisini dinledi. Sonra iki kisinin liderlik ettigi bir hareket butunu icerisinde 4 "element" vadi: Yurume, durma, kosma, yere oturma. Herkes bu esnada kendi partnerini takip etti (caktirmadan). Sonrasinda bir kisi aniden kalabaligi durdurup vokal cikis yapti, vokal cikisa herkes dahil oldu, susuldu ve yine karisik yuruyus/kosmaya gecildi. Hemen sonrasinda yine bir kisinin durdurdugu aksiyon bu kez bireysel metinlerden parcalarla bolundu.

Bir kisi herkesi durdurup sessizlige birakinca bu bolum de bitmis oldu. "Words' dedigimiz bolumde 7 sozcugun bedenlere yansimalari bireysel olarak sahnede performe edildi: 1) Take me away 2) Love me two times 3) I have the rhythm 4) I want to see you again 5) I can't escape from myself 6) I want my freedom 7) In my secret life.

Sonrasinda yuruyusle karsilikli iki grubun icice gecmesi ve en son "Wall" calismasi, 'Wall"un sonunda iki kisinin one cikmasi ve kendi kelime yansimalarini tekrar edisi.

Bu dizge her iki gun de tekrar edildi.
Iki calismaya yayilan bir baska etkinlik de partnerli ses calismasiydi. Partnerlerin biribirlerinin omurgalarini rahatlattigi ses calismasi yapildi.

Bir de iki kisi karsillikli bedenin bolumleri uzeride calisildi; iki kisi birbirine pelvis odakli ivme gonderdiler ve bu ivmeleri "dinlemenin" ve aninda tepki verebilmenin onemi uzerinde duruldu.

15 Ağustos 2015 Cumartesi

4. Ders :)

Öncelikle bugün ki çalıştığım partnerlerime çoook teşekkürler :)) Sizinle çalışmak acayip keyifliydi.

Isınma hareketleriyle başladık ve ardından konuşan, derdi olan kısaca vazifesinin de üstünde gayret gösteren ayaklar :) yerden güç alma, ivme kazanma, hikayenin ritmine uyum sağlama bazı anlar sağlamama.... değişik bir hikaye yani :) 

Artık yepyeni 3 tane daha fiziksel kelimemiz var. Toplamda 7 kelime oldu ve bunlar eklendikçe ben durum biraz değişken bir hal aldı. 

Not: Ciddi bir biçimde bedenimi kontrol altında tutmak zorundayım...
 
Pelvis lift en sevdiğimdi :))

Duvar !!!! ah!!!!! o duvar !!!!! çıldırttı yani..  

7. Prova / Alexandra 4. Gün



3 sene üzerine yeniden Terzopoulos yapmaya başlamak bir harika sevgili Theatron!

Ağrısız sızısız bir güne merhaba!
12'de ısınma setiyle provaya başladık. Yogaya bugün ara verdik, muhtemelen bunun acısı yarın çıkacaktır. Terzopoulos'la kucaklaşarak bir güzel ısındık. Bireysel yürüyerek bu kez ayaklarımıza odaklandık. Kendimizi onların tercihlerine bırakarak yürümeye daha sonra grupla iletişime geçmeye çalıştık. Rüya metnimizi yavaj yavaj katarak metnin enerjimizle olan uyumunu algılamaya uğraştık. Kısa bir su arasından sonra Alexandra pelvisi odak noktamıza koydu. Pelvisi aşağı çekerek yatmayı ve partnerimizle birlikte yukarı kalkmayı deneyimledik. Bir çalışmada pelvisten aldığımız kuvvetle nefeslerimizi ortaklaştırarak partnerimizi kucağımıza aldık. Bu benim tereddürüt ettiğim bir denemeydi. Belimdeki rahatsızlık başta "Ağrı verir mi?" kaygısı yarattı fakat Bengi'nin sakinliği işimi gittikçe kolaylaştırdı. Sonunda birbirimizi rahatlıkla kaldırır durumdaydık. Herhangi bir sızı bile hissetmediğim için mutlu oldum. Demek ki oluyormuş! Bunun ardından ellerimizle partnerimize dokunarak 6'lı bir hareket dizgesi yarattık. Sonunda bunu anımsamaya çalışmak yapmaktan daha zor geldi :) Yemek arasından sonra Alexandra fiziksel kelime çalışmasına 3 cümle daha ekledi.

* Kendimden kaçmak istiyorum.
* Özgür olmak istiyorum.
* Gizli bir hayatım var.

Dünkü çalışmadaki hareketlerimizle bütünlüğü yakalamaya çalıştık. Duvar çalışmasına geçerek bu kez cümle eklemeye çalıştık. İlk sefere göre problemli bir deneme olduysa da yine de Alexandra'ya göre "savaştık :)"
Son olarak Common Run aşamasına fiziksel kelimelerimizi ekleyerek düne nazaran daha iyi bir tablo çıkardık. Günden güne öğrendiklerimiz farkındalıklarımızı artırıyor.

Şimdi silence "kai" sleeping.

Tuzağa Düşen Avcı

  Evet, 3 gündür Aleksandra, her an birbirimizi taşıma çalışması yaptıracak diye her ''take a partner'' dediğinde dişime göre birilerini seçiyordum. Evet, bugün gafil avlandım ve bu çalışma için olduğunu anlamayıp Behiç'le eş oldum. Evet, çakallığımla çok fena yüzleştim. Biri beni sınıyordu. Fakat tehlike teğet geçmişti, bir sıkıntı olmadan tamamladım çalışmayı. Ohh...
  Bunun dışında bugün -şimdi kendim adını uyduracağım- ''pelvis itkisi'' çalışması yaptık. Bu gerçekten çok eğlenceli bir çalışmaydı. Bu çalışma ne demek ve tam olarak nasıl anlatacağım bilemedim ama şöyle bir imaj oluşturabilirim; birbirimizi pelvislerimizle dövdük.
  Bugün  de daha önce yaptığımız çalışmaların üzerine yenilerini ekleyerek yol katettik.
Not: Dün, duvar çalışmasına bugün söz ekleyeceğimizi yazmıştım. Fakat BAŞARAMADILAR. Gerçekten çok zormuş. Ritmi, enerjiyi aynı anda tutmaya çalışırken üzerine metin eklemek üstelik bir şarkının sözlerini melodisiz eklemek gerçekten çok zordu. Not: En azından benim için.
  Yeni fiziksel kelimeler çalıştık bu arada. ''Kendimden kaçmak istiyorum'', ''Özgür olmak istiyorum'', ''Gizli bir hayatım var''. Bunları da dün çalıştıklarımıza ekledik ve bu fiziksel kelimeleri yaparken metin olarak rüyalarımızı girdik.
Kendime not: Bir daha yüksek sesle anlatamayacağın rüyalar seçme!
  Dünkü baş ağrım bu sabah hala geçmemişti ama günün sonunda o kadar çalışmanın üzerine kendimi oldukça dinlenmiş hissettim. Hatta çalışma sonrası arkadaşlarımla beraber vakit geçirecek, sohbet edecek enerjiyi buldum kendimde.
Kendime ikinci not: Yarın fotoğraf çalışmasına geçeceğiz. Bence kendine küçüklük fotoğrafından daha ilham verici bir fotoğraf bulabilirsin. Bir de yarın hayvan çalışması yapacakmışız, bu sebeple bir hayvan seçmen gerek.

14 Ağustos 2015 Cuma

One-two-three and...

  ''Seni tekrar görmek istiyorum- ritim (galiba çaktırmadan çok sevdiğim ''cups'' şarkısının ritmini yapıyorum) se-ni tek-rar gör-mek is-ti-yo-rum -ritim (evet hala ''cups'') götür beni -beni iki kere sev- götür beni'' ve kapanış. 
  Benim fiziksel kelime sıralamam böyleydi. Evet, sonunda birkaç gündür beklediğim fiziksel kelime çalışmasını bugün yaptık. Tabi öncesinde iki gündür yaptığımız çalışmaların üzerinden geçtik. Günün sonlarına doğru işte bu çalışmaları birleştirdik. Bu benim için bedensel bir yorgunluktan çok kafa yorgunluğuna sebep oldu. Çünkü birçok değişkeni, sıralamayı akılda tutmak ve bunları yaparken akışkan bir enerjiyle devam etmemiz gerekiyordu. Yine bugün yaptığımız ve bu bütün 'metnin' son parçasını oluşturacak duvar çalışmasındaki kopmaları saymazsak ilk denemeye göre fena da olmadı. Şimdi nedir bu duvar çalışmadı diye soracaksınız. Şöyle ki iki-üç sıra halinde omuzlar birbirine değecek şekilde dizilinir ve beraber Aleksandra'nın önceden verdiği ritim ile yürülünür sonrasında ise afiyetle yenir. Yarın buna ortak bir metin ekleyeceğiz. Daha önce Rent müziklerini uyarlarken ortaya çıkan ''bir sen varsın'' şarkısının sözlerini kullanmaya karar verdik. Bakalım nasıl olacak.
  Çalışmayı bitirmeden önce yine eşli bir ses-nefes çalışması yaptık. Ben Dilara'ya şarkımı söylerken çok heyecanlandım. Bugün çalışmanın sonralarına doğru başım çok ağrıdı. İşte bu biraz sinir bozucu bir durum.
Kendime not: Bu baş ağrısı işine majezikten daha kalıcı bir çözüm bulmalısın.
Bugün birçok duygu durumunu aynı anda yaşadığım bir gün oldu. Bakalım yarın neler olacak...
Kendime ikinci not: Fiziksel kelimelerde bacaklarına vururken daha dikkatli ol. Zira morlukların fotoğrafını bloga yüklemeye kalkınca ''şiddet içeren görüntü'' uyarısı aldın. Şaka şaka. Ama gerçekten çok morardılar.

Cansu.
1.Gün

Öncelikle oyunculuk gündelik ötesinde bir algı ve eylem düzeyine ait olmak benim için. Bugün yaptığımız calışmada, nefes alışverişinin ,çeşitli yoga pozlarıyla inceliklı senkronizasyonu,pelvis bölgesinin odak alındığı bedensel farkındalık egzersizleri,partner ve grup ilişkisinin güçlenmesine yönelik, oyun algısını besleyem çalışmaların, uzun zamandır uzaklaştığım o oyuncu kişiliğimin ortaya çıkmasına ve partnerli grup çalışmalarının yararını bir kez daha görmeme sebep oldugunu farkettim. Ekip arkadaşlarımın sürekli devinen enerjisini hissetmek ve kendimi ona göre konumlandırmak, ilk başta zorlayıcı olsada, sonrasında yaşadığım bırakma ile oldukça zevkli ve keşfe açık bir sürece yönlendirdi beni. Öğlen başlayacak çalışmayı iple çekiyorum.. Ekip için Kişisel öngörüm ; birbirinden beslenen Farklı bireysel dinamiklerin , süreç icerisinde, güzel bir uyum yakalacağı yönünde.. Son sözümü Alexandra'ya sakladım; Sayende yaşadığımızı, nefes aldığımızı ve hareket ettiğimizi farkettim bugün.. hemde özgürce..kalimera...

İlter K. 
2.Gün

dün kü çalışmanın verdiği ağrılarla, yoga serilerine başladık. Birazcık daha beden,nefes ve algı olarak toparlanmamızı sağladı. Lakin Alexandracığım bir takım zor seriler yaptırdı. CV'sinde Ashtanga Yoga konusunda bilirkişi olduğunu okumuştum. Ashtanga şahane bir şeydir! Fakat en az 1-2 yıllık düzenli yoga deneyimi olanların deneyebileceği türden bir yoga stilidir.Bedenen buna hazır olmayan birisine sakatlık yahut incinme yaşatabilir. O açıdan bazı hareketler fiziksel açıdan riskli idi.(birazcıkta olsa) Onun dışında, kafa, omuz ve elleri kullanarak yaptığımız doğaçlamalar da  ise, benim için güzel bir farkındalık deneyimi oldu. Oyuncu olarak birbirine eklektik bir şekilde işleyen bir çok farklı organizmaya sahip olduğumu hissettim. Bunların birbiriyle, uyumarı, zıtlıkları, bir çok değişik hissiyat yarattı zihnimde.(Sadece kafa bölgesine yüklenmemiz, baş dönmesi ve mide bulantısı yarattı) Grupça yapılan çalışmalar da eğlence daha ön plandaydı. Katılımcıların kendini daha rahat ifade edişi ve ısınma sürecinin hızlı gerçekleşmesi sevindirici. Son olarak ses egzersizleri oldukça ilginç ve faydalı buldum. Alexandra Sesi yormamaya ve farklı registerlar'ı doğru vokal bileşenleri ile çalıştırmaya özen gösteriyor.Tek eleştirim Partnerli ses egzersizleriyle sürecin bugünlük Birazcık uzun sürmesi!  Farkettiğim kadarıyla kimi arkadaşlarımızda ses yorgunluğu yarattı. Sesin gelişimi için çalıştırılması kadar dinlendirilmesi de önemli zira. Bakalım yarın neler olacak. Gitgide ısınıyor kaslar askeri disipline :)

ilter K.

3.Gün

En çok keyif aldığım gün. Partnerli ve toplu çalışmalar, aynı zamanda oyuncuları birbiriyle etkileşim içinde oldukları bireysel egzersizler. Ağrılarım az ve enerjim yüksekti. Tabi bazen dikkatim de dağıldı. Dört cümle için bulduğumuz hareket ve metnimizi burdaki devinnime göre biçimlendirmek ! en çok gereksinim duyduğum çalışma r birşeymiş meğer. Ezber bozmaya yönelik. Bir tek ses egzersizlerinden ziyade sonlara doğru, gevşeme/soğutma egzersizleri ile günü bitirmeliyiz zira. Çünkü beden yoruldukça sona doğru sese dayanak olmakta zorlanıyor ve de seste beraberinde yorulabiliyor. (Ufak bir eleştiri) Onun dışında oldukça özgür ve yaratıcı hissettim kendimi. Ekipçe yapılan çalışmalar da uyum konusunda en rahat ve akışkan olduğum gündü :)
İlter K.
14 ağustos 2015 cuma

Üçüncü ders...

Ciddi bir kas ağrısı çekmediğimi düşünürken yoga hareketlerinin başlamasıyla ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğumu anladım... acı ve derin nefes almaktan hafif başım dönse de çok ufak denge kayıplarıyla durumu kurtardım.

Fiziksel kelime en yoğunlaştığım ve kendimi dinlemeye başladığım noktaydı. jestin getirdiği enerjinin üstüne, 2 saniyelik eslerle çevrenin de enerjisini toplamaya başladım bu durumda hem kendimi dış göz olarak görebilirken bir yandan da diğer enerjileri görüp fark etmeye başladım ve bir süre sonra farklı hareketler yapsak da bütünün içinde bir yerim olduğunu hissettim.

 Büyük aradan sonra ciddi bir şekilde enerjim düşmeye başladı. Yukarı çıkarmaya çalıştıkça kaosa girdim ve sinirlenmeye başladım. Nasıl olduğunu anlamamakla birlikte göz hizamdaki kişinin nefesiyle kendiminkini dengeledim ve ilginç bir şekilde kendimi daha iyi hissetmeye başladım.


3.GÜN❤👊

  Yoga ile başlayan çalışmamızda yoğun nefes alışverişlerinin rahatlatıcılığını bugün keşfettim. Önceki çalışmalarda genellikle nefes ve hareket devamlılığını sağlayamıyordum. Bugün yoğun nefes alışverişlerini hiç bırakmadım ve bir süre sonra vücudumdan sanki bir delik açıldı, hareketler nefesle birlikte kolaylaştı.
 
  Kedi hareketiyle birlikte hem burundan hem ağızdan aynı anda nefes aldık ve hareket sonlana kadar, ezberimizdeki parçaların küçük bir kısmını söyledik. Önemli olan omurga kıvrımlarında sesin gelişini hissetmekti.

 Bugüne kadar öğrendiklerimizi tek bir çalışmada topladık. Alexandra'nın önceden belirlediği liderle çalışma başladı. Önce birbirimizi dinledik. Hazır olunca karışık yürümeye başladık. Liderlerin 4 hareket yapma hakkı vardı. Yürümek , koşmak, durmak, yere oturmak. Grubun lideri 3 kere yere oturunca devreye diğer grubun lideri de girdi. Liderler kafa ve pelvis kelimlerini 1'er kere söyleyince, kendi gruplarındaki kişiler bu komutları gerçekleştirdi.( Tam olmasa da😅)Sonrasında sırasıyla;
     -Gruptan bir kişi ses çıkarır,diğerleri sesi taklit eder. Gruptan biri durur, diğerleri de durur. İlk duran parçasından bir kısmı söyler. Yürüme devam eder.
     - Hareketlerden oluşan yürüyüşlerimiz yapılır.
     -Bugün öğrendiğimiz duvar çalışmasıyla kapanış. 
  
   Tabi böyle yazdığım gibi ilkokul gösterisi kıvamında değil☺ Sürekli birbirimizi dinlemeliyiz. Monotonluktan kurtulmak için zaman yaratmalıyız, 'an'ları yakalamalıyız.
  Alexandra'nın da dediği gibi eksikliklerimiz vardı fakat ilk denemeye göre iyiydiii.
   
   3 günün özeti olan bugün hissettiğim keşke Alexandra hep bizimle olsa.
  
12 ağustos 2015 çarşamba
ilk ders...
Geç kaldım... :(
Sevgili arkadaşlarımın süper tatlı karşılamalarıyla güne başlarken aklımdaki tek şey bir deliğe girip oradan çıkmamaktı.
Neyse ki şans eseri derse girmemle hafiften huzuru buldum ve fare gibi hissetmekten kurtuldum.

13 ağustos 2015 perşembe.
ikinci ders...
Hayır geç kalmadım :)
Dersin başlamasıyla 5 senedir dans etmememin verdiği kaslardaki gerginlik de gitmeye başladı ve kendimi gerçekten çok iyi hissettim.
Ekibin enerjisini en çok hissettiğim an buğra ve Cansın' ın yönelimleriyle yaptığımız çalışmaydı. Kendimi dinlemek ya da hareketin ne olduğu nasıl yapıldığını düşünmekten çok etrafımda olan diğer enerjileri ve o bütünlüğe nasıl geçtiğimizi hissetmeye çalışıyordum.
Son ebelemece benim için faciaydı. Bileğimdeki ağrıyla artık koşamaz hale gelmiştim. Şuan da bu satırları ayağımdaki buzla beraber yazıyorum...


6. Prova / Alexandra 3. Gün


Ashtanga Yoga ile provalarınıza huzurlu başlayın!

Omuz ağrılarımın beni usulca terkedip yerini taban sızısına bıraktığı bir prova sabahına selam ediyordum ki 12'de çalışma başladı. Isınma setinden sonra dün yaptığımız gibi bireysel ve kolektif yürüme yaparak metin ile bağını yakalamaya çalıştık.  Kısa bir su arasından sonra Alexandra bu kez yeni bir temrin sundu. "Fiziksel kelime" olarak adlandırılan bu çalışmada, kişinin kendinden çıkacak enerjiyle fonetik olarak kelimenin getirdiği enerjinin bütünlüğü amaçlanıyordu. Sırayla 4 kelime üzerine çalıştık.
• Take me away
• I had a rhytm
• Love me two times
• I want to see you again

Bu cümlelerin karşılığını beden dilimizde yakaladığımızda kolektif bir enerji arayışına girdik. Önce "slowly slowly :)" başlayan cümleler kısa bir süre sonra climex yaptı ve enerjiyi tekrar başlangıç seviyesine düşürdük. Daha sonra Alexandra yaptığımız son temrinleri bir bütün haline getirerek bir uyarıya gerek duyulmaksızın arka arkaya yapılmasını istedi. Grup enerjisini yakalamaya çalıştığımız yürüme ve iki lider aşamasından sonra bireysel yürüyüş koreografisine, ardından duvar oluşumuna geçerek seti tamamladık. Alexandra enerji ve birbirini dinlemenin hızla geliştiğini fakat eksiklerin olduğunu belirtti, bu çalışmayı yarın yeniden yapacağız.
Bir masaj seansından sonra 6 gibi çalışmayı bitirdik.
Yarın ortak bilinen bir cümleyi hareketlerimize uyarlamaya çalışacağız.
Her geçen prova yeni oyunlar, farkındalıklar öğretiyor bana. Bedenimi epeydir dinlememişim mesela. Yeniden öğreniyorum. O bana küsmeden arayı iyi tutmalıyım. :)
Şimdi güzel bir uyku.

Sevgiler.


Alexandra Atolye 2. Gun

Alexandra bu kez calismaya Ashtanga Yoga'dan esinlendigi nefesin eslik ettigi hareketlerle basladi.

Bu hareketlerin en temeli olan Gunese Selam isimli hareket setinin cok benzerini, daha dogrusu baska turlu bir Gunese selam'i gecen hafta grupca calismistik.
Astanga Yoga'nin Gunese Selami esnasinda asagi bakan kopek durusunda 3 nefes aliniyor. Bir de bacaklar roll down'dan one toplanirken bir jump esliginde toplaniyor. Bunun disinda savasci durusu'nun araya serpistirildigi bir versiyonu da mevcut. Biz bu calismada bu versiyonu da yaptik.

Daha sonra yine nefes alistirmalari yaparak pelvis basta olmak uzere vucudun bolumlerini parca parca isittik.

Bugra ve Cansin'in liderlik ettigi yuruyusleri, bu kez daha da grup bilinci gelistirerek tekrar ettik. Daha sonra alanda dagilip kendi yuruyusumuzu, sessizligin ve beden farkindaliginin ayirdina vararak pratik ettik.

Ezberimizdeki metinler nasil devreye girdi? 

Once yuvarlak olup vokal calisma yaptik. Roll up ve roll down esliginde sesi inceltip kalinlastirarak sesleri actik. Mimimi, hahaha, mememe sirasiyla ince, kalin ve orta duzeydeki sesler icin kullanilan ses benzestirmeleri oldu.

Daha sonra bir sure kovalamaca oynadik. Kovalamacanin ardindan kovalayan (ebe) bir yandan sarkisini soyledi (kosma esnasinda). Sonra duran biri, presence'ini belli ederek vokal cesitlemeyle grubun geri kalanina kendini "dinletti". Aralarda gruptakiler kostular ya da hizli yuruduler (karisik bir sekilde). Daha sonra aniden grubu durduran herhangi bir oyuncu, zihnindeki metni digerlerine "gercekten anlatarak" canlandirdi.

Son olarak partnerli masaj yapildi, masaja vokal calisma eslik etti.
Simdilik bu kadar.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Yavaj Yavaj

Sanırım en zoru sabahları uyanmak...

Alexandra ile 2 günlük serüveni geride bıraktık. 2 güne de aynı şekilde başladık. Önce burundan nefes alıp ciğerlerimizi açtığımız yoga hareketleri, sonra ağızdan nefes alarak pelvise ve vücudun alt kısımlarına hava doldurarak sınırlarımızı zorladığımız nefes hareketleri. İtiraf etmek isterim ki bu iki ısınma seti de ben ve şu an harap ve bitap halde olan vücudum için çok ama çok yeni. Daha önce böyle bir deneyimim olmadığı için şu an klavyedki tuşlara değen parmaklarım bile adeta sızlıyor. Bu egzersizlerle bugüne kadar vücudumun ezberlediği ve hep aynı şekilde yapmaya alıştığı hareketlerin yavaş yavaş değişmeye zorlandığını hissediyorum. Özellikle ağızdan alınan nefes yoluyla hava ile  şişirilen karın ve pelvisin önce boyun, sonra göğüs sonra bel, sonra da bacakların arasından "tıss"'layarak boşaltılması sanırım gittikçe sevmeye başladığım bir egzersiz. Aslında itiraf etmek isterim ki, kimi zaman "tıss"'larken başım dönüyor ve gözlerim kararıyor. Ama sınırlarımı zorlayıp dayanmaya çalışıyorum.

Birinci ve ikinci günde ısınma seansı sonrası yaptığımız ortak çalışma vücudun değişik bölümlerinin vücuttan bağımsız hareket edebileceğini ve hatta tüm vücuda kendi başına liderlik edebileceğini kanıtlamak için sınırlarımızı zorladığımız hareket bölümü. İlk gün buna bir partner ile başladık. Partnerim Buğra daha önceki tecrübeleri ile tüm hareketlerime kafa ile başlamam konusunda bana bir hayli yardımcı olmaya çalıştı. Ama daha önceden de belirttiğim gibi vücudun ezberleri aşmam için önümde büyük setler oluşturuyor. Sanırım onun Behiç ile yaptığı solo performans ve ikinci gün egzersize başlarken Alexandra'nın vücudumu tamamen serbest bırakarak sadece kafamın harketlerine odaklanmam için bana verdiği tüyolar 3. güne aynı çalışmanın yapıldığında daha rahat odaklanabileceğimi düşünmem konusunda kendime olan güvenimi artırıryor. Tabii bu çalışmaya 2. gün omuz, dirsek ve bilek-el liderliğinde devam ettiğimizi de hatırlatmakta fayda var. Sanırım kendimi en rahat hissettiğim ve liderliğine biyat ettiğim bölüm el ve bileklerin liderlik bölümüydü (yani en azından ben öyle hissettim ama tabi dışardan neler görünüyor orası hakkında hiç bir fikrim yok). Bugüne kadar, yaşantımda her yaptığım şeyi en kısa zamanda en iyi şekilde yapma iç güdüsüyle hareket eden ben, vücuduma söz geçiremediğim anlarda Alexandra'nın yanında bitiyorum hemen. Ve ona dert yanıyorum. Yok efendim kaslarım yırtılacak gibi oluyor nefes egzersizlerinde vücudu geriye yatırdığımızda, yok efendim bir bölgeye konsantre olup onun liderliğinde ilerlemek kimi zaman imkansızlaşıyor benim için gibi gibi.. Ama Alexandra'nın beni telkin etmekte kurduğu tek cümle (hatta cümle bile sayılmaz); "yavaj yavaj..." İşte tam olarak bu konuda kendimi eğitiyorum sanırım bu atölye sayesinde. Ba(ğ)zı şeyler yavaj yavaj düzeliyor. Ben de bu konuda bedenimin sınırlarını günbegün öğreniyorum sanırım.

İki gündür tekrarlanarak devam eden bir başka çalışma ise yürüyüş çalışması...
Önce bedenimizi başlangıcı ve bitişi olan bir yürüyüşe hazırlamak, kendimize bir yürüyüş şekli belirlemek üzerine odaklandık. Sonra iki gruba ayrılıp Buğra ve Cansın'ın liderliğinde aynı çalışmayı ekip çalışmasına çevirdik. Aslında iki gündür Alexandra'nın altını çizerek söylediği en önemli şey; "yapılan hareketin, sergilenen performansın, çıkarılan sesin mükemmel olması gerekmiyor. Önemli olan aynı enerjiyi taşıyabilmek. Liderli bir çalışma ise liderin enerjisini hissetmek ve onun enerjisinin içindeki bir element olabilmek. O enerjinin üstüne çıkmamak, onun enerjiyi taşımasına ve enerjinin gruba yayılıp bir bütün olmasına yardımcı olmak". Evet, müzikale giden uzun yolda sanırım tam olarak öğrenmemiz gereken de bu. Tek bir enerji olabilmek. 2 günlük performansımızı değerlendirirken Alexandra hep daha iyiye gideceğimizi ve aslında hızlı yol katettiğimizi söylüyor. Sanırım bunu ufak ufak ben de hissediyorum.

(İtirafların ardı arkası kesilmiyor... Halen kendime bir yürüyüş oturtamadım. Bu konuda biraz muzdaribim. 3. gün belki de bu sıkıntımı aşmam konusunda şanslı günüm olabilir.)

Günü ikiye bölen uzun ara öncesi beden ve nefes çalışmaları yaparken ikinci bölümde genel olarak ses üzerine odaklanıyoruz. Ama sanmayın ki enerjinin taşınması, ortak enerjiyle ekibin birleşmesine uğraşma çalışmaları ikinci yarıda mevcut değil... Aksine, birbirini dinlemek, aynı enerjiyle yapılan egzersizlere devam edebilmek ses çalışmasının en önemli parçası. İkinci günün ikinci yarısına, delilercesine koşarak oynadığımız ebelemece ve benim hunharca ebeleme girişimlerim yüzünden az daha tüm ekibin 10'lu setler halinde şınav çekecek olayazmasının hemen akabinde, topluca hareket ederken içimizden birinin ses vermek için durduğunda, ekibin geri kalanı da onunla beraber donduğu ve ses verenin sesine katıldığı, ardından başka birinin yeniden harekete geçerek, kaldığı yerden enerjiyi gruba ve salona yaydığı bir egzersizle başladık. Daha sonra bu egzersizde ses çıkarmaların yanına metinler eklendi. O an gruptan birinin canı ses vermek istediğinde tüm grup ona katıldı, bir diğeri herhangi bir konuşmaya başlamak veya bir tirada girmek istediğinde, tüm grup durdu ve onu dinledi. Alexandra bu çalışma sırasında ekibi birkaç kez durdurarak; önemli olanın tiradın ya da metnin teatral başarısı, çıkarılan sesin müzikal kusursuzluğu olmadığını, asıl önemli olanın grubun enerjisinin hiç düşmemesi ve hatta giderek daha yüksek bir noktaya taşınıp bir bütünlüğe ulaşılması ve herkesin aynı enerjiyi hissetmesi olduğunu belirtti. Ve sanırım egzersizin sonuna doğru bu konuda kendimizi eğitmeyi başardık (ya da bana öyle geldi). Herkes birbirini dinlemeye, takip etmeye başladı. Bir tirad olarak başlayan Sıla'nın arılı rüyası bir noktadan sonra günlük bir konuşmaya dönüştü. Herkes hikayeye katkıda bulunmaya başladı. Ve böylece seyirciye sesini duyurmak zorunda olan dev sahnelerdeki oyunculardan aynı enerjiyi taşıyan ve hararetli bir sohbetin parçası olan bir ekibe dönüştük (ya da tekrar söylüyorum bu da bana öyle geldi...).

Çalışmanın sonlarına doğru rezonansı önce burnumuzda, sonra yanaklarımızda, sonra kafamızda hissettiğimiz ses çalışmasına geçtik. Ardından da titreşimi tüm vücudumuzda hissetmemiz için partnerli bir çalışma yaptık. Bu çalışmada, partnerin sırt, göğüs, bel, bacak bölgelerine uyguladığımız ufak darbeler ile ses verdiğinde vücudunda nasıl farklı titreşimler oluştuğunu deneyimledik. Ve bir başka partnerli çalışmada alnımızdan, yanaklarımızdan ve göğsümüzden yayılan titreşimi iyice kavrayabilmek adına, sırasıyla sayılan bölgeleri partnerimizin aynı bölgelerine dayadık ve karşılıklı titreşimin vücudumuzda nasıl dolaştığını anlamaya çalıştık. Meditatif bir egzersizdi benim için ve gerçekten sesin farklı titreşimlerle vücudumda dolaşmasını deneyimlemek çok güzeldi.

Eksiklerimi sıkça fark ettiğim bu 2 günlük çalışmada sanırım en çok aklımda kalan şey; Alexandra'nın "yavaj yavaj" ikilemesi. Benim için zor... Bu hayatta birşeyleri yavaj yavaj yapmaya alışık değilim ama en başta da dedim ya, ezberi bol bir adamın ezberlerini bozan, kaslarını kıran, boynunu ağrıtan, gözlerini karartan ama ertesi gün yeniden içine çeken çok yararlı, çok heyecanlı ve ekip olmaya başladığımızı hissettiren çok şukela bir atölye oluyor benim için. Sanırım masadan kollarımı bir süre kaldıramıyacağım için yayınla butonuna ulaşmakta zorluk çekeceğim. Ama yavaj yavaj da olsa bir şekilde bu yazıyı yayınlayacağıma inancım tam...


Aleksandra'yla ilk iki gün

Atölye başlamadan Kazazou'nun bir önceki atölyesindeki bir anı düşünüyordum. Bir an 'dayanamıyorum, n'olur bitsin' demiştim. Gel gelelim hangi egzersiz olduğunu hatırlayamamıştım - ki, dün hatırladım :)

Çalışmaya yoga hareketleriyle ısınarak başladık. Sonra baş, boyun, omuz, kollar (koparcasına), pelvis ve göğsü ısıttık.  Bir yandan da 'tıss' sesi çıkartarak nefes de çalışmış olduk. Daha önce çalıştığım bir grupta da bu tıslamayla ısınıyorduk ve nefes verirken dikkat ettiğimiz bir nokta vardı: nefes verirken sanki bacaklarının arasından veriyormuş gibi düşünmek :) Bu şekilde yazınca biraz garip oldu ama bu imajinasyonla nefes alıp vermek daha kolay oluyor ve tıss'lamak doğallaşıyor :) Ayrıca dün dikkatimi çekti, Aleksandra hem ağızdan hem burundan nefes almamızı istedi. 'o nasıl olur?' diye düşünürken yapa yapa gördüm ki daha fazla nefes dolduruyoruz içimize.
Daha sonra vücudun farklı parçalarının bütün vücuda liderlik ettiği çalışmalara geçtik. Dün partnerle başladığımız baş egzersizini partnersiz devam ettirdik. Çalışmalara önce o uzvun sınırlarını keşfederek başlıyoruz. Daha sonra vücudumuzun diğer kısımlarının bu harekete nasıl uyumlandıklarını gözlüyoruz. Ve Aleksandra'nın sıklıkla hatırlattığı gibi: pelvis hep canlı! Vücudumuzu bırakmıyoruz. Kollarımız, bacaklarımız ve pelvisimiz liderlik eden uzuvdan aldığı harekete uyumlu olarak lideri takip ediyor. Farklı ritm, seviye ve elementlerle çalıştık. Bir harekete alıştıysak hemen değiştirmemizi, kendimiz şaşırtmamızı istedi. Ben ilk günkü partnerli çalışmadan çok hoşlanmıştım. Başlangıç için, yabancı bir elin sadece başını izole etmesi ve seni yönlendirmesi, o uzvu bütün vücuttan ayırmak için etkili bir yöntem. Bugün daha birkaç hafta önceki boyunluklu günlerimi hatırlayıp temkinli olmaya çalıştım, o yüzden sonlara doğru yoruldum baş egzersizinde. Omuz ve kol daha rahat geçti. Heyecanla göğsü bekliyorum :) Daha sonra, dün belirlediğimiz hareket dizgelerini bu öğrendiklerimizle birleştirerek gözden geçirmemizi istedi. Kendi hareket dizgemde etkili bir değişiklik farkettim. Hareketleri değiştirmediğim halde başı, kolu ve pelvisi yönlendirici olarak belirlediğimde hareketi yapış şeklinin nasıl değiştiğini ve anlamlandığını gördüm. Sonra Buğra ve Cansın'ın hareketleriyle yine iki grup karşılıklı ilerledik ve yine uğraştık - bu yolculukta grup olarak, diğer grubu da dikkate alarak, enerjiyi nasıl sonuna kadar taşıyabiliriz.

Ara verdikten sonra ebeleme oyunuyla devam ettik. Biraz ısındıktan sonra ebe olan kendi şarkısını söyleyerek koşmaya başladı. Önemli olan şarkıyı nasıl söylediğimiz değil oyunun hayat memat meselesi olan ebeden kaçma/birini ebeleme kurallarını işletmemiz... ve tabii ki enerji. Oyun kuralındaki hayatiyeti tutmamızı hatırlattı Aleksandra. Daha sonra ellerini çırptığında durmamızı istedi. Ama çırptığı anda ve o an nasılsak o şekilde. Bu kolay gibi görünse de o an dengeyi kaybetmek, gözleri fıldır fıldır döndürmek, daha rahat bir pozisyona gelmek o anındalığı bozan detaylar ve bunlardan kaçınmamızı söyledi. Sonra karışık yürüdük ve bir kişi durarak bir ses verdi. Diğerleri de durarak bu sese eklendi. Ortak enerjiyi bulduğumuzda bu birlikteliği kesip daha sonra yenisini kurmamızı istedi Aleksandra. Ses vermeye daha sonra metinden bir parça söylemek eklendi. Verdiğimiz sesin veya söylediğimizin grubun geri kalanıyla iletişime geçmemiz için bir araç olduğunu ve bunu yaparken bütün mevcudiyetimizle ve gerçekten onlara ulaşmak isteyerek yapmamızı söyledi. Sesimizin güzel çıkıp çıkmayacağıyla veya söylediğimiz metnin anlamının getirdiği vurgular ve oyunlarla ilgilenmemeliydik. Önemli olan etrafımızdaki insanlara ulaşmak ve ağzımızdan çıkanı bunun için bir araç olarak kullanmak. Bu alışveriş iki taraflı: ses çıkartan kendinden emin ve iletişime geçmek üzere durmalı ve başlamalı, grubun geri kalanı da ona grup enerjisini vermeli ve ondan geleni almalı. Çok zevk aldım bu çalışmadan.

Ayrıca farklı rezonans bölgelerini çalıştıracak tınlatma egzersizleri yaptık. Partnerle sırta, göğse, kollara ve popilere kas gücü kullanmadan minik hareketlere vurarak masaj yaptık ve o bölgeleri doğalında gelen bir A sesi ile tınlattık. Çok rahatlatıcıydı. Daha sonra partnerimizle alın alına, yanak yanağa, göğüs göğse ses verdik ve hem kendi tınlamamızı hem de partnerimizin tınlamasını hissedebildik. Bu çok hoşuma gitti, o rezonans bölgelerinin hacmini, tınısını çok güzel farkettiriyor. Ayrıca aslan partnerim Buğra beni kendimi kastığım konusunda uyardı, farketmemişim. Başka biriyle çalışmanın böyle de bir yararı oluyor.

Grup egzersizleriyle beden egzersizlerini ortak bir temele oturtabiliriz sanki. Bir uzuv/ bir kişi lider/protagonist olarak hareket ettiğinde bedenin/grubun geri kalanı o enerjiyi taşıyarak ona uyumlanmalı. Uzuv/kişi bedenin/grubun geri kalanının kendisini takip ettiğini bilerek kesin yönelimlerle, emin hareketlerle  ilerlemeli. Bedenin/grubun geri kalanı da lideri sürü gibi takip etmek yerine enerjiyi aktif tutarak onun hareketlerine uyumlanmalı. Ne de olsa o grup enerjisi bizi bir arada tutan ve sahnedekini izlenir kılan.

Bugünden bende kalanlar bunlar. Kas ağrılarımı meditatif yöntemlerle unutup uyumayı planlıyorum.



Atölye 2.gün



Bugün çalışmaya uzun bir yoga seansıyla başladık. Hareketler ilk günden daha fazla olmasına rağmen dünden daha iyi bir yoga zamanı oldu benim için, çok terledim iyice esnedim ve gerçekten bedenimin açıldığını hissettim. Yogadan hemen sonra başlayan Terzopoulos'un nefes egzersizleriyle de nefes yoluyla açılmayan yerimiz kalmadı sanırım:)

  (Nefes egzersizi iki gündür aynı ilerliyor. Boyun bölgesi ile başlıyoruz boynu aşağı- yukarı, sağa-sola dişlerin arasından çıkardığımız 'tıss' sesiyle nefes vererek ısıtıyoruz. Sonra en sevdiğim, göğüsü ve sırtı açarak oralarda nefesin girmediği küçüçük bir alan kalmayana kadar dairesel hareketlerle 'tıss'lamaya devam. Ve sonra pelvisdeki dairesel hareketlerle nefesi sex bölgesine kadar indirmeyi başarıyoruz, yer hareketleriyle yine sex bölgesi çalıştırılıyor, kol ve omuz da dairesel hareketlerle ısıtılırken asıl hedef olan nefesi bütün bedene almaya, sırt göğüs,sex bölgesini nefesle doldurmaya odaklanıyoruz.)

!!EK OLARAK: YOGA sırasında burundan nefes alıp verirken NEFES EGZERSİZLERİ sırasında ağızdan nefes alıp veriyoruz. Burundan alınan nefes ciğerlerimizi açmamıza ağızdan aldığımız nefes ve alış şeklimiz ise nefesi bedenin alt kısımlarına kadar indirebilmemize olanak sağlıyor. 

 Isınma ve nefes egzersizlerinden sonra dün partnerli olarak çalıştığımız başın hareketin başlatıcısı olma çalışmasını devam ettirir nitelikte vücut parçalarını izole ederek sadece bir parçaya odaklanarak çalışmaya başladık ve başın bizi hareket ettirmesine odaklandık. Bu çalışma benim için bayağı keyifli geçti. Sadece dün bileğimi incittiğim için biraz korkarak ve daha kontrollü çalışmaya çalıştım. Düşüşlerde fark ettim ki hep öne doğru düşebiliyorum:)) Arada dinlenmek için kenara geçip oturduğumda, grubu izleme şansım oldu. Herkesin kendine has bir beden dili oluşu, enerjilerin farklılığı ve toplamda tüm bu farklı enerjileri görmek çok enteresandı( olumlu bir enteresanlık:)) ama egzersize dönünce hissettiğim mide bulantısı için aynısını söyleyemeyeceğim. Verilen aradan sonra çalışmaya omuzlar ve dirseklerle devam ettik. Kendi adıma omuzlarda zorlandığımı söyleyebilirim. Vücut parçamızın sınırlarını keşfetmek ve bizi zorlaması üstüne olan bu çalışma sonunda bedenimin koca bir bütün değil de birbirinden ayrı ve farklı enerjilere sahip parçalardan ibaret oluşunu ve bunların ayrı ayrı hareketlerinin malzemem olan bedenimde yaratacağı farkındalığı deneyimleyebilme ihtimali bile o gün belki ilerleyemesem de sürekli denemem gerektiğini düşündürüyor bana. Avuç içleriyle etrafımızdaki alandan alarak ve vererek ve kendi özel tai-chi mizi yaparak ezberimizdeki tiradları söylemek kısmında daha çok odaklanıp çalışmanın içine girdiğim ve yer yer kopup kendimi durdurup baştan aldığım zamanlar oldu. Kovalamaca oynayarak başladığımız ve şarkılar söyleyerek devam ettiğimiz ebelemece oyunu benim için çok keyifli ve önemliydi cünkü fiziksel bir hareket ve oyunun içindeyken özellikle şarkı söylemeye odaklanmadan söylenen şarkılar bana göre her söyleyenden samimi bir iz taşıdı sanırım bugünün en sevdiğim çalışmasını bu olarak ilan ediyorum. Hareket ederken birden durup donduğumuz pozda şarkı söylemek ve bakış noktasına sesimizi iletirken bütün grubun enerjisini hissetmek bir sonraki adımdı ve burda da Aleksandra önemli olanın şarkıyı çok iyi söylemek değil havada asılı kalan enerjiyi içimizde hissederek söylemek olduğundan bahsetti ya da feci yorumluyorum hadi bakalım:P Bugün 1.güne göre grup olarak daha birbirimizi dinlediğimiz ve enerjilerimize açık olduğumuz bir atölye günü geçirdiğimizi düşünüyorum.  Bu arada partnerin sırtına ve göğsüne ve popisine vurarak yaptığımız çalışmayı daha önce düzenli olarak yapmıştım ve bugün Başak vurdukça; içimdeki titreşimler 'aaa' sesiyle havaya karışırken sesimin çok daha güçlü tınladığını hissettim. Duşta deneyip göreceğim, Woody Allen'cığımın filmindeki duş sanatçısı gibi şakıyacağıma inancım tam.( şakıyamadı...) Acılarım mevcut. Bacaklarım olsun popilerim olsun inanır mısınız boynumdan aşağıda yer yer hafif yer yer şiddetli ağrılar var. Onları seviyorum, kucaklıyorum, dizimin morluklarının üstüne ilaç sürüyorum ve kendimi uykunun şefkatli kollarına bırakıyorum.

5. Prova / Alexandra 2. Gün

Bilimum boyun, kol ve omuz ağrılarına günaydın selamı çakarak provaya 12'de başladık.  Ashtanga yoga hareketleriyle biraz ısındıktan sonra Terzopoulos setine geçtik. Bugün düne nispeten nefes koridorunun daha çok farkına vararak pelvisi odak noktası olarak aldık. Dün başladığımız uzuv koordinasyon çalışmasına bugün yine kafa hareketiyle giriş yaptık. Alexandra burada esas olanın enerji akışı ve lider uzvun götürdüğü nokta olduğunu hatırlatarak onlara odaklanmamızı istedi. Kafadan sonra (Alexandra ses tonuyla)  omuz, dirsek ve en son ellere geçtik. Odaklanmanın yanı sıra devinime "slowly slowly" bir metin de ekleyerek enerjiyi kavramaya çalıştık. Daha sonra sahnede karışık durarak ebelemece oynamaya başladık. Sırasıyla oyuna bir ses ve bir şarkı da ekleyerek grup içerisinde bir dinamizm yakalamaya başladık. Alexandra bir sonraki adımda oyunu değiştirerek koşturmaca arasında grubu birinin durdurmasını ve bunu şarkı, ses yahut metin yoluyla yapmasını istedi. Tüm yorgunluğa rağmen birbirimizin tepkilerini kontrol edip metinleri devam ettirmek çok keyifliydi. Tabi Dilara'nın oldukça estetik ve sessiz düşüşünü de unutmamak lazım. :) Son olarak partnerler arası ilişki kurma odaklı bir ses çalışmasıyla günün sonuna geldik. Vücut ve ses rahatlatıcı bir kaç egzersizden sonra prova 6'da sona erdi.
Sanırım bu kol ağrısıyla yarın güneşe sadece uzaktan bir el sallayarak selamımı ileteceğim.
(Sıla beni affet!)
Herkese benden bir Etol Fort! (Viral reklam!)
Yarın 12'de görüşürüz!
Tha leme!
 Bügün dinmek bilmeyen kas ağrılarım ve sevimsiz mide bulantım motivasyonumu çok kırdıı:((( çoğunlukla kendimi durumun içine girmeye zorlarken yakalım. Bu noktada beni kurtaran şey her ne yapıyorsam ×2 hızlanmak oldu.Motivasyonum düştüğünde genelde enerjimin üstüne çıkmaya çalışırım. Bu farkında olmadan geliştirdiğim bir durum. Bugün iyice anlamış oldum ki enerjin düşüyorsa sakın kendini bırakma!!!Sonra toparlanmak çok daha zorrr.

  Tüm bu adapte olmaya çalışan hallerimi bir kenara bırakırsam bence çok verimli bir çalışmanın içindeyiz. Örneğin ses çalışmalarında dün yanan boğazım bugün hiç yanmadı. Alexandra'nın sistemli çalışması hepimiz üzerinde daha 2. gün olmasına rağmen etkilerini gösteriyor. Partnerli masaj çalışmasını hayatımız boyunca her provadan sonra yapsak ya:) Bir diğer partnerli ses çalışması birbirini tanıma anlamında muhteşemdi. 3 saat konuşsam karşımdaki insanı bu kadar tanıyamam hissi oldu. Sesimizin o duygu yoğunluğu içinde ayrı bir uzuv gibi akması da ayrı bir hazdı. Birbirimizi biraz daha tanıyoruz çocuklarrr. Tam gaz devammmm.

Çalışmalar hızla devam ederken

   Evet, çalışmanın ikinci gününü geride bırakırken ağrılarda hafif hafif vücuduma yerleşiyordu. Gerçi daha önce Aleksandra ile 2 günlük çalışmanın sonunda merdiven inemeyen, yataktan doğrulamayan halimi düşünürsek şu an bulunduğum durumdan gayet mutluyum. En azından yıkılmadım hala ayaktayım. Bu iki güne de beden çalışmalarıyla başladık. Sırasıyla bedenin tüm parçaları üzerinde özel olarak duruyoruz. Bu sırada nefes alış-verişler oldukça önemli. Nefes verirken 'tss' sesi çıkarıyoruz. Nedense bu biraz beni zorluyor. Bir itiraf: ara ara bu 'tss' sesinden kaytarıyorum.
Bunun dışında dün kafa merkezli hareket etmeyi çalışmışken bugün kafaya ek olarak omuz, dirsek ve avuç merkezli hareket çalıştık. Bazılarını su, ateş, toprak, hava kaliteleriyle denedik, ritm ve yerden yükseklikle oynadık. Örneğin kafa için bir hareket dizisi oluşturduk. Aleksandra bizden bunları tutmamızı istedi. Dün yaptığımız yürüyüş çalışması vardı. İki lider bize kendi yürüyüşlerini gösterdi ve grup halinde onları takip ettik. Bugün yine bu çalışmayı tekrarladık, bazılarımız bugün çalıştığımız merkezlerden çıkan hareketlerle yeniledi yürüyüşlerini. Genel olarak çalışmalarının ilk bölümü beden odaklı giderken ikinci bölümü ise ses-nefes çalışmalarıyla devam ediyor.
   Bazen bu çalışmaları partnerli yürütüyoruz. Partnerlerimiz bize sesimizi açmamızda, titreşimleri hissetmemizde yardımcı oluyor. Aradan sonra kovalamaca oyunuyla başladık. Bir süre sonra kovalamaca oynarken, ebe, şarkısını söylemeye başladı. (Hemen bu araya iliştireyim Aleksandra dün bizlerden -bize ilham veren- iki fotoğraf ya da resim, bir metin, bir rüya ve bir şarkı seçmemizi istedi.) Çalışmanın sonunda koşarken nefesimizi tutmadığımızı ve bu sebeple daha rahat şarkı söylediğimizi fakat durduğumuzda bunu başaramadığımızı söyledi. Çünkü durduğumuzda gözlerimizin bile bir noktaya kitlenmesi onların da oynamaması gerektiğini söylemişti bunu yaparak şarkı söylemek biraz güçtü. Bir sonraki çalışma ise yine yürürken bir kişinin durup bize bir ses vermesi ve grubun onunla uygun, ona harmoni oluşturacak şekilde karşılık vermesiydi. Bunun bir sonraki aşaması ise durduğumuz zaman istersek ses istersek de metinlerimizi ya da rüyalarımızı girmekti. Başta yine bunda zorlanırken sonrasında güzel bir enerji doğduğunu düşünüyorum. Yine tam olarak buraya not düşmek isterim ki iki gündür Aleksandra'dan benzer bir eleştiri alıyoruz. Grup enerjisi! Beraber daha yeni çalışmaya başlamış bir ekip olarak bu eleştirinin gayet doğal olduğunu düşünüyorum. Zamanla bunun üzerine çalıştıkça ilerleyeceğimize eminim. Çünkü bugün bile dünden daha iyi bir grup enerjisine sahiptik.
   İkinci günün de böyle sonuna gelirken şimdi aklımda olan tek şey güzel bir duş alıp sonrada da kendimi kas gevşeticisinin dayanılmaz hafifliğine bırakmak.
Kendime not: Gerçi çoğu zaman canım hareketlerden değil de zeminden kaynaklı acıyor. Ha bu arada bütün bu çalışmaları tavandan damlayan sulara rağmen ilerletiyoruz. Hepimiz bu engeli kabul ettik ve onunla çalışmaya alıştık. Bugün Dilara'nın komik düşüşünü saymazsak fena gitmiyoruz. Daha önümüzde 4 gün var bakalım neler olacak :)
Kendime ikinci not: Süreç çok hızlı başladı. Seçmeler, grup provaları, oyunumun provası,organizasyon... Evet, yoruluyorum. Hatta dün bu yorgunluk yüzünden atölye için hazır olmadığımı hissettiğim anlar oldu. Fakat yine de çoğu zaman kendimi ''iyi idare ediyorsun kızım, devam'' derken yakalıyorum. İlerliyoruz! :)

Cansu.