13 Ağustos 2015 Perşembe

Atölye 2.gün



Bugün çalışmaya uzun bir yoga seansıyla başladık. Hareketler ilk günden daha fazla olmasına rağmen dünden daha iyi bir yoga zamanı oldu benim için, çok terledim iyice esnedim ve gerçekten bedenimin açıldığını hissettim. Yogadan hemen sonra başlayan Terzopoulos'un nefes egzersizleriyle de nefes yoluyla açılmayan yerimiz kalmadı sanırım:)

  (Nefes egzersizi iki gündür aynı ilerliyor. Boyun bölgesi ile başlıyoruz boynu aşağı- yukarı, sağa-sola dişlerin arasından çıkardığımız 'tıss' sesiyle nefes vererek ısıtıyoruz. Sonra en sevdiğim, göğüsü ve sırtı açarak oralarda nefesin girmediği küçüçük bir alan kalmayana kadar dairesel hareketlerle 'tıss'lamaya devam. Ve sonra pelvisdeki dairesel hareketlerle nefesi sex bölgesine kadar indirmeyi başarıyoruz, yer hareketleriyle yine sex bölgesi çalıştırılıyor, kol ve omuz da dairesel hareketlerle ısıtılırken asıl hedef olan nefesi bütün bedene almaya, sırt göğüs,sex bölgesini nefesle doldurmaya odaklanıyoruz.)

!!EK OLARAK: YOGA sırasında burundan nefes alıp verirken NEFES EGZERSİZLERİ sırasında ağızdan nefes alıp veriyoruz. Burundan alınan nefes ciğerlerimizi açmamıza ağızdan aldığımız nefes ve alış şeklimiz ise nefesi bedenin alt kısımlarına kadar indirebilmemize olanak sağlıyor. 

 Isınma ve nefes egzersizlerinden sonra dün partnerli olarak çalıştığımız başın hareketin başlatıcısı olma çalışmasını devam ettirir nitelikte vücut parçalarını izole ederek sadece bir parçaya odaklanarak çalışmaya başladık ve başın bizi hareket ettirmesine odaklandık. Bu çalışma benim için bayağı keyifli geçti. Sadece dün bileğimi incittiğim için biraz korkarak ve daha kontrollü çalışmaya çalıştım. Düşüşlerde fark ettim ki hep öne doğru düşebiliyorum:)) Arada dinlenmek için kenara geçip oturduğumda, grubu izleme şansım oldu. Herkesin kendine has bir beden dili oluşu, enerjilerin farklılığı ve toplamda tüm bu farklı enerjileri görmek çok enteresandı( olumlu bir enteresanlık:)) ama egzersize dönünce hissettiğim mide bulantısı için aynısını söyleyemeyeceğim. Verilen aradan sonra çalışmaya omuzlar ve dirseklerle devam ettik. Kendi adıma omuzlarda zorlandığımı söyleyebilirim. Vücut parçamızın sınırlarını keşfetmek ve bizi zorlaması üstüne olan bu çalışma sonunda bedenimin koca bir bütün değil de birbirinden ayrı ve farklı enerjilere sahip parçalardan ibaret oluşunu ve bunların ayrı ayrı hareketlerinin malzemem olan bedenimde yaratacağı farkındalığı deneyimleyebilme ihtimali bile o gün belki ilerleyemesem de sürekli denemem gerektiğini düşündürüyor bana. Avuç içleriyle etrafımızdaki alandan alarak ve vererek ve kendi özel tai-chi mizi yaparak ezberimizdeki tiradları söylemek kısmında daha çok odaklanıp çalışmanın içine girdiğim ve yer yer kopup kendimi durdurup baştan aldığım zamanlar oldu. Kovalamaca oynayarak başladığımız ve şarkılar söyleyerek devam ettiğimiz ebelemece oyunu benim için çok keyifli ve önemliydi cünkü fiziksel bir hareket ve oyunun içindeyken özellikle şarkı söylemeye odaklanmadan söylenen şarkılar bana göre her söyleyenden samimi bir iz taşıdı sanırım bugünün en sevdiğim çalışmasını bu olarak ilan ediyorum. Hareket ederken birden durup donduğumuz pozda şarkı söylemek ve bakış noktasına sesimizi iletirken bütün grubun enerjisini hissetmek bir sonraki adımdı ve burda da Aleksandra önemli olanın şarkıyı çok iyi söylemek değil havada asılı kalan enerjiyi içimizde hissederek söylemek olduğundan bahsetti ya da feci yorumluyorum hadi bakalım:P Bugün 1.güne göre grup olarak daha birbirimizi dinlediğimiz ve enerjilerimize açık olduğumuz bir atölye günü geçirdiğimizi düşünüyorum.  Bu arada partnerin sırtına ve göğsüne ve popisine vurarak yaptığımız çalışmayı daha önce düzenli olarak yapmıştım ve bugün Başak vurdukça; içimdeki titreşimler 'aaa' sesiyle havaya karışırken sesimin çok daha güçlü tınladığını hissettim. Duşta deneyip göreceğim, Woody Allen'cığımın filmindeki duş sanatçısı gibi şakıyacağıma inancım tam.( şakıyamadı...) Acılarım mevcut. Bacaklarım olsun popilerim olsun inanır mısınız boynumdan aşağıda yer yer hafif yer yer şiddetli ağrılar var. Onları seviyorum, kucaklıyorum, dizimin morluklarının üstüne ilaç sürüyorum ve kendimi uykunun şefkatli kollarına bırakıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder